Eksik Olan Sadece Dopamin mi? Şizofreninin Selenyum Denklemi

Eksik Olan Sadece Dopamin mi? Şizofreninin Selenyum Denklemi

Image: Nil Taskin Digital Art

Ruh sağlığı denildiğinde akla genellikle sadece genetik faktörler ve yaşam olayları gelir. Ancak modern bilim, tabağımızdaki minerallerin zihnimizin derinliklerinde sandığımızdan çok daha büyük bir rol oynadığını kanıtlıyor. Bu minerallerden biri olan ve “beynin koruyucu kalkanı” olarak bilinen selenyumun eksikliği, şizofreni gibi karmaşık süreçlerin hem gelişiminde hem de seyrinde kritik bir değişken olabilir.

Görünmez Kalkan: Selenyum Beyni Nasıl Korur?

Selenyum, vücudun antioksidan savunma hattının en stratejik noktasında, özellikle glutatyon peroksidaz enziminin merkezinde yer alır. Beyin, vücudun en çok oksijen tüketen organı olduğu için “oksidatif stres” dediğimiz hücresel paslanmaya karşı son derece savunmasızdır. Selenyum burada üçlü bir koruma sağlar:

  • Hücresel Defans: Nöronları serbest radikallerin tahribatından korur.
  • Kimyasal Denge: Dopamin ve serotonin gibi ruh halini yöneten ileticilerin dengelenmesine yardımcı olur.
  • Yangı Kontrolü: Beyindeki mikro-enflamasyonu (yangıyı) azaltarak bilişsel fonksiyonları stabilize eder.

Kayıp Parça: Eksiklik Neleri Tetikliyor?

Araştırmalar, şizofreni tanısı alan bireylerde selenyum seviyelerinin sağlıklı kontrol gruplarına göre anlamlı derecede düşük olduğunu gösteriyor. Bu tabloyu sadece bir vitamin eksikliği olarak görmemek gerekir; çünkü bu eksiklik hastalığın gidişatını doğrudan etkiliyor:

  1. Hızlanan Nöronal Bozulma: Selenyum azaldığında savunmasız kalan beyin hücreleri daha hızlı hasar görüyor, bu da hastalığın patolojik ilerlemesini tetikleyebiliyor.
  2. Bilişsel Sis ve Negatif Belirtiler: Dikkat dağınıklığı, hafıza sorunları ve öğrenme güçlüğü gibi hastanın sosyal hayatını felç eden belirtiler, düşük selenyum seviyeleriyle yakından ilişkili.
  3. İlaç Direnci Riski: En dikkat çekici bulgulardan biri ise düşük selenyumun, kullanılan antipsikotik ilaçların biyolojik etkinliğini zayıflatabilme ihtimalidir.

Kritik Not: Selenyum eksikliği şizofreninin tek başına sebebi değildir; ancak genetik yatkınlığı olan bireylerde süreci tetikleyen veya ağırlaştıran biyolojik bir risk çarpanıdır.

Image: Nil Taskin Digital Art

Bütüncül Yaklaşım: Ne Yapmalı?

Şizofreni tedavisinde biyokimyasal dengeyi kurmak, iyileşme yolculuğunun vazgeçilmez bir parçasıdır. Ancak burada “bilinçli müdahale” hayati önem taşır:

  • Analiz: Her şeyden önce bir uzman kontrolünde kan değerleri analiz edilmelidir.
  • Sofra Yönetimi: Brezilya cevizi (günde sadece 1-2 adet), deniz ürünleri ve yumurta gibi doğal kaynaklar diyete dahil edilmelidir.

  • Dozaj Uyarısı: Selenyum “fazlası şifa” olan bir element değildir. Yüksek dozlarda toksik etki yaratabileceğinden, takviye kullanımı mutlaka doktor onayıyla yapılmalıdır.

Son Söz
Şizofreni tedavisinde selenyum tek başına bir “mucize” değildir; ancak beyin hücrelerini koruyan ve zihinsel kapasiteyi destekleyen sessiz ama güçlü bir müttefiktir. Unutmayın; zihin ve beden, birbirine kopmaz zincirlerle bağlı tek bir sistemdir. Tabağınızdaki eksik bir parça, zihninizdeki büyük resmi etkiliyor olabilir.

OKU:  Metformin: Diyabet Yönetimi ve Uzun Yaşam Faydalarını Keşfedin

Nil Taşkın