Aşkın ‘Nefeslenmeye’ İhtiyacı Vardır

Aşkın ‘Nefeslenmeye’ İhtiyacı Vardır

Mehmet Yılmaz, Gwyneth Paltrow ile Chris Martin’in boşanmasından yola çıkarak bir aşk yazısı yazmış bugün… Ordan bir kaç satır başı…

Aşkın ‘nefeslenmeye’ ihtiyacı vardır

Film oyuncusu Gwyneth Paltrow ile Coldplay grubunun solisti Chris Martin, 10 yıllık birlikteliklerinin ardından ayrıldıklarını duyurdular. Şaşılacak bir durum değil tabii. Her gün binlerce çift evleniyor, binlercesi boşanıyor.

…41 yaşına gelmiş olmanın bir kadına katacağı ekstra güzelliğin de belli ki farkında değiller. O “cool” havasını seviyorum. O çok incelmiş bir zevkin sonucu olan kılıkları içinde, “sarı saçlarını gönlüme bağlıyor ki çözülmüyor! Mihriban” türküsüne bayılıyor olmamın nedeni sayılması lazım gelenlerden biri de o, ne yapayım?

İki çocuk sahibi olan çift ayrılıklarını şöyle duyurdular: “Hüzün dolu kalplerle ayrılmaya karar verdik.”

Chris Martin içinden o meşhur şarkısını (Viva la Vida) söylüyor muydu acaba:

I used to rule the world / Seas would rise when I gave the word / Now in the morning I sweep alone / Sweep the streets I used to own.

Eskiden dünyayı yönetirdim / Emir verdiğimde denizler yükselirdi / Şimdi sabah yalnız süpürüyorum / Süpürüyorum eskiden sahip olduğum sokakları.

Hüzün dolu kalplerle ayrılmaya karar verdiklerini söylediklerine göre hâlâ birbirlerine âşık olmalılar. Ama yine de ayrılmaya karar vermişler. Acaba doğru mu yapmışlar? Yanıtını Wilhelm Schmid veriyor, aşkın “nefeslenmeye” ihtiyacı olduğunu söylüyor.

Sözü Halil Cibran’a bırakacağım şimdi:

Ölümün ak kanatları günlerinizi bölene dek birlikte olacaksınız. Tanrı’nın suskun anıları katına eriştiğinizde bile birlikte olacaksınız. Ama bırakın da bunca beraberliğin arasında biraz da boşluklar olsun. Ve Tanrısal âlemin rüzgârları esip, dolanabilsin aranızda.

Birbirinizi sevin, ama sevginin üzerine bağlayıcı anlaşmalar koymayın. Bırakın yüreklerinizin sahilleri arasında gelgit çalkalanan bir deniz olsun sevgi. Birbirinizin kadehini onunla doldurun, ama aynı kadehe eğilip içmeyin. Ekmeğinizi bölüşün, ama aynı lokmayı dişlemeye kalkmayın. Şarkı söyleyin, dans edin, eğlenin birlikte, ama ikinizin de birer ‘yalnız’ olduğunu unutmayın.

OKU:  John F. Kennedy & Jackie'nin Düğünü

Çünkü lavtadan dağılan müzik aynı, ama nağmeleri çıkaran teller ayrıdır. Yüreklerinizi birbirine bağlayın ama biri ötekinin saklayıcısı olmasın. Çünkü ancak ‘hayat’ın elidir yüreklerinizi saklayacak olan. Hep yan yana olun, ama birbirinize fazla sokulmayın; Çünkü tapınağı taşıyan sütunlar da birbirinden ayrıdır. Çünkü bir selvi ile bir meşe birbirinin gölgesinde yetişmez.

Yazının tamamını burdan okuyabilirsiniz: Aşkın ‘nefeslenmeye’ ihtiyacı vardır