Unutmak Mümkün mü?

Unutmak Mümkün mü?

Image: Nil Taskin Digital Art

İnsan zihni, “flaş bellek” olarak adlandırılan, travmatik olayları canlı bir netlikle hatırlama kapasitesine sahiptir. Bu anılar o kadar detaylı ve yoğundur ki, sanki dün yaşanmış gibi gelir.

On yıllar öncesine ait kamusal travmatik olayları canlı bir şekilde hatırlıyoruz; Challenger uzay mekiği patlaması (28 Ocak 1986), Prenses Diana’nın ölümü (31 Ağustos 1997) ve 11 Eylül saldırıları (11 Eylül 2001) gibi. “Flaş bellek” olarak bilinen bu detaylı anılar, sanki dün yaşanmış gibi net olabilir. Her kamusal travma anında, zihinlerimiz haberin öğrenildiği koşulların bir “fotoğrafını çeker”.

Birçok kişi gibi benim de birkaç bu şekilde unutmadığım olay var. 37 kişinin ölümüyle sonuçlanan (33 konuk, 2 otel görevlisi ve 2 saldırgan), 2 Temmuz 1993’teki Sivas Katliamı bunlardan biri.

Sivas’da bir kültürel festival için toplanmış olan bir grup insan, toplandıkları oteli ateşe veren, galeyana gelmiş kalabalıklar ve radikal dinci bir grup tarafından öldürüldü.

Bu olayı iyi hatırlıyorum. Annem ve diğer personelle birlikte İstanbul Bakırköy’deki ofisteydik. Normalde 6:00-6:30 gibi çıktığımız ofisten o akşam geç saatlere kadar çıkamadık. Gözlerimizi televizyondaki haberlerden ayıramıyorduk. Başbakan ve başbakan yardımcısının açıklamaları, vali ile görüşmeler, talimatlar hepsi havada uçuşuyordu. Aziz Nesin‘in itfaiyenin merdivenlerinden inişini gördükten bir süre sonra ofisten çıkabildik.

Bu çağda, karanlık bir grup insana bir şey yapılamıyordu. Birçoğumuz için açıklanamaz ve kabul edilemezdi (bazıları bildiğimiz gibi bu olaydan da memnundu). Bu çağda, bazı insanlar diğerlerini ateşe veriyordu! Yazması bile zor.

Bu insanların çoğunun eylemleri nedeniyle herhangi bir ceza almadığını hayal edebiliyor musunuz? Avukatlarından biri Adalet Bakanı olarak, diğeri Devlet Bakanı olarak görev yaptı, bazıları Milletvekili oldu, bazıları belediye başkanı olarak görev yaptı ve bazıları Anayasa Mahkemesi’nde. Gururla desteklendiler.

Kişisel çıkarları ve para dışında değer bilmeyen Anadolu insanının, o günden bu güne en ufak değişmediğini ben biliyorum. O gün gençtim ve bunlar çok korkunç görünüyordu. Bugün geri kalmış, hayatta kalmak için her şeyi yapmayı kendine hak gören, üstüne kendileri gibi düşünmeyenleri her an linç etmeye hazır kalabalıkların dünyanın çok yerinde olduğunu biliyorum. Dünyada geçirdiğim süre arttıkça ve daha çok şeye şahitlik ettikçe, dünya o günden daha korkunç bir yer gibi görünüyor bugün.

OKU:  Gönüllü Asimilasyon İyidir, Uyumlu Olun!

Evet, sanki dün yaşanmış gibi hatırlıyorum.
Unutmadık ve unutmayacağız.

#Sivas #Madımak #Adalet #unutMADIMAKlımda

Nil Taşkın