Bir Fincan Kahvenin Hatırı…

Bir Fincan Kahvenin Hatırı…

(Image: Nil Taskin)

Bazı insanlar ölüm olgusundan habersiz yaşıyorlar. Oysa yaşamın bir sonu var. Bunu diğer dünyayı düşün diye değil –çünkü orası sadece bizim hayallerimizde var olan bir yer– tam tersine burdaki hayatı ciddiye al diye bilmende fayda var. Kimi insan ise bunu hayata tutunmak için, “fütursuzca yalan söyleyeyim, hiç tınmadan çok insanı kandırayım” felsefesiyle yaşıyor, bu da ayrı konu! Benim işaret ettiğim ise bambaşka. Kısaca, özellikle kapitalist sistemlerde her insanın yaşamı bir ölüm/kalım savaşı, o nedenle saçma beklentilere girmemek ve gerçekçi olmakta fayda var.

Çölde susuz kalsam, bir bardak su vermeyecek adamlar, benden kendilerine bir vaha bağışlamamı istiyorlar mesela…

Yok artık daha neler, vicdanlı ve sevgi doluysak enayi değiliz. Nerden biliyorum? Zaman içinde muhtelif defalar test edip onayladım çünkü, kim ne verebilir, kim ne vermez biliyorum. Çıkar beklentileri olsa dahi üstelik, o bir bardak suyu herkes vermek istemiyor. İşte ben de bu türlere “gölge etmeyin başka ihsan istemez” diyorum.

Ben çok bonkör bir ailede büyüdüm, çevresine karşı hesap kitap yapılmayan, tam tersine, ‘olmasa da en iyisi paylaşılmak istenen’, gördüğüm terbiye bu olunca hayat beni çok şaşırttı tabi. İnsanların çok acayip, çok ucuz, çok absürd cimrilikler ve hesaplar yaptığını gördüm, öğrendim artık. O nedenle benim sertliğim de, bonkörlüğüm de bazen bilinçli adamına göre, bazen tamamen koşulların etkisinde istemsiz.

İnsanların çoğunluğu zaten bu şekilde yaşıyor, yani çıkarları doğrultusunda hareket ederek, ama bunu tabi ki herkesin yüzüne söylemiyor. Herkes bir başkasına çıkarı kadar yakın veya uzak, ben sadece bazen kafam attırılınca konuşuyorum hepsi o.

Ben bir de öyle “herkesin sevgisini kazanayım, sevgi pıtırcığı olayım” karakterinde bir insan değilim, hiç de olmadım. Sevebileceğim insan portresi kısıtlı, dolayısıyla beni sevebilecekler de kısıtlı sayıda olacaktır. Kendimi onaylamak için daha kalabalık insan grubunun onayına ihtiyacım yok kısaca.

OKU:  Ne Keder, Ne De Zafer Türkleri Birleştirememişken...

Hayatı hem ciddiye alın hem almayın, aradaki dengeyi tutturup keyif aldığınız bir yaşamınız olsun. Son perde kapanmadan “dilediğim gibi yaşadım, tamamlanmış hissediyorum” diyebilmek için.

Çoktan Noel‘in havasına girenler için Mariah Carey‘den gelsin: “All I Want For Christmas Is You”

Nil Taşkın