Evlilik Vaadiyle Kandırma!

Evlilik Vaadiyle Kandırma!

Şu çağ olmuş hala “evlilik vaadiyle kandırma” olayı var!

Benim çocukluğumda duyardık bu lafı çokça, gazetelerde veya çevrede anlatılanlardan heralde.. çocukluğumdan aklımda kalan bir anlatım bu ve görüyorum ki şu çağ olmuş bazı erkekler hala evlilik vaadiyle kadınları kandırıp kötü emellerine alet edebiliyorlar.. her ne ise o kötü emeller artık!

Her gördüğünüz, sosyal ve iş hayatında saygın bir imajı ve itibarı olan erkeğin özel ilişkilerinde de aynı düzgün insan olduğu ön fikriyle hareket etmeyin! Bir dolu aksi örnek var.. Benim şahsi denk geldiklerim de olmadı değil, sonuçta New York gibi yerde olmazsa şaşardım… gazetelerde de zaman zaman böyle hikayeler okuyoruz, hatta çok vahim boyutlarda örnekler de.

Sen kendinden sorumlusun, senin iyiliğini senden başka hiç kimse düşünmez, o nedenle sen dikkatli olmak, uyanık olmak zorundasın! Öyle saf saf her “kaşına gözüne bayıldım, aşkından ölüyorum” diyen adama kapılır gidersen hayali sükuta uğrarsın…

Bir beyefendi, gayet düzgün bir işi, saygın bir imajı var sosyal hayatında, aklı başında da konuşmaları genelde.. Taa önceki sene, bir yaz günü sosyal medyada çok ilgisiz bir şekilde “SEVİŞELİM, SEVİŞMEYELİM Mİ?” gibi bir şeyler anlatıyor…

“Savaşmayalım, sevişelim, sevgi güzeldir” çerçevesinde bir söylem değil bu… hayat tecrübem bana entellektüel konuşma, geyik vs ile SEX AÇLIĞI ile yapılmış konuşma arasındaki farkı hissettirir.. hatta bir arkadaşı da anlamıyor ne bilsin, üsturuplu cevaplar veriyor, ama ben anlıyorum beyefendinin durumunu ve notunu veriyorum! Sadece bir izleyici olarak, konuya dahil değilim.

Şöyle tahmin ediyorum, eşi artık beyefendiye ilgi göstermiyor belli ki, pek çekici bir bey değil, en kibar üslubumla yazayım.. belli ki hanfendi Amerika’ya giriş bileti olarak kullanmış adamı ve artık onunla birlikte olmuyor! Adam da üstüne atlayacak birilerinin arayışında, hali tavrı böyle…

OKU:  Şehir Estetiği ve İftar Çadırları

Bu notu yazıyorum ki ben notumu ne zaman vermişim söyleyeyim…

Bir zaman sonra öğreniyorum ki, beyefendi bir kız arkadaş edinmiş.. güzel allah mesut etsin, beni ilgilendirmez… Kızcağız bana bi şeyler soruyor, diyorum “bana pek tekin gelmedi bu adam ama sen bilirsin..” Sonuçta ben adamı tanımıyorum. Ayrıca en yakınlarıma bile böyle nasihatler verdiğimde, “ay bizim mutluluğumuzu kıskanıyor heralde” tavrı oluyordu, ordan biliyorum.. sen bir şeye dikkat çekersin, onlar “evlenicez, mutlu olucaz” hayallerinde olduklarından seni mutluluklarını kıskanan biri gibi görürler.. o nedenle sadece ön yargımı söyleyip geçiyorum.. şimdi aradan bir sene daha geçmiş, kızımız benim dediğim noktaya gelmiş… ve şimdi diyor ki, bu adama karşı aman dikkatli olsun millet!

“Beni kandırdı, kandırıldım” demek için, 1 kahve içersin, 2 kez yemek yersin de dersin.. 2 yıl birlikte ol, birlikte yaşa vs. buna “bile bile lades” demişsin sen derim… ya da 2 sene bir adam seni kandırdıysa.. bu, adamın dolandırıcılıktaki ustalığını değil, senin saflık dereceni gösterir.. herkesi kendiniz gibi bilmeyin. Türk dizilerindeki “bir erkeği her ne pahasına olursa olsun elde edip evlenin” mottosunu unutun! AHLAK YOKSUNU bir toplumumuz var ve bu ahlak yoksunluğu medya aracılığıyla da pompalanıyor!

Bazen herkesin kendi tecrübesini yaşaması gerekiyor maalesef anlamak için… Ne desek nafile, herkes alabileceği kadar alıyor… Pervert’lerle veya ucuz çapkınlarla, sosyal medyada açık ortamda sohbet etmekte bir sorun yok.. ama güvenip, olmayacak şekilde gelecek hayali kurmak, hayallere kapılmak ve ona zaman harcamak büyük hatadır ve üzüntüye neden olur…

Samimi ve güvenilir bir ilişkide kuşkuya düşmezsiniz, o güven duygusu sizi okadar sararki, hatta zaman zaman boğucu bile gelir.. biraz uzaklaşayım, hava alayım dersiniz… Maddi çıkarlar ve/veya sex için sizi kullanan biri ile gerçek aşık arasındaki fark, DAĞLAR kadardır… o nedenle biri için sürekli şüphe duyuyorsanız, orda AŞK zaten yoktur!

OKU:  Börekler Açarım Sana...

İnsan ilişkileri derin bir kuyu, çok yönlü, çok anlatılacak şey var elbette… son notum, eğer yeryüzünde insanlar temel ihtiyaçlarının, hastalık ve yaşlılıklarında da bakımlarının karşılanacağından emin olsalardı, bunun için çalışmaları gerekmese, paraya ihtiyaçları olmasaydı; şu an yeryüzündeki evliliklerin %90’ı sonlanırdı!

Geçiminizi sağlamak için başkalarından bir beklenti içinde olmazsanız, ucuz ve çirkin çapkınların ya da pervert’lerin tuzağına da düşmezsiniz! Beyaz atlı prensi beklemeyi bırakın, paranızı kazanmaya bakın…

Nil Taşkın