Ne Keder, Ne De Zafer Türkleri Birleştirememişken…

Ne Keder, Ne De Zafer Türkleri Birleştirememişken…

13 Kasım Paris saldırıları ertesinde Facebook’un Güvenlik Durumu Kontrolü uygulaması, Paris saldırılarını kınamak için Fransız bayraklı profil resmi uygulaması, dünyanın büyük kentlerindeki simgesel binaların o akşam ve ertesi gün binaların ışıklandırmalarını Fransız bayrağının renkleri olan kırmızı, mavi, beyaz yapmaları üzerine… bir önceki gün Beyrut‘ta yine IŞİD tarafından yapılan saldırıda hayatını kaybeden 47 kişinin anısına, neden Lübnan bayrağı ve Lübnanlılar için.. ve tabi ki 30 gün önce Ankara‘da yine IŞİD tarafından öldürülen 126 Türk için neden böyle bir global yas, kınama, dayanışma hali olmadı diye yakınanlar oldu takip eden günlerde…

Önceki gün, gelen tepkilerin neden farklı olduğunu kendi bakış açımla yazmıştım…

Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’e de Facebook kullanıcıları aynı soruları çokça yöneltince, Fransız Bayraklı profil fotoğrafının altında gelen soruları yanıtlamış ve bundan sonra bu uygulamayı bugüne kadar olduğu gibi doğal felaketlerin yanı sıra, bütün insani felaketlerde de dünyanın her yanında kullanacaklarını söylemiş.

“Pek çok insan haklı olarak Facebook’un Güvenlik Kontrolü uygulamasını neden sadece Paris için yaptığımızı ama Lübnan ve diğer yerlerdeki olaylar için aktive etmediğimizi soruyorlar.
Paris saldırısına kadar Güvenlik Kontrolü uygulamasını sadece doğal felaketler için kullanıyorduk. Bu olayın ardından yeni bir karar aldık ve artık her türlü insani felaketlerde bu uygulamayı kullanacağız.”

– Mark Zuckerberg, 14 Kasım 2015

Balık hafızalı bir millet olduğumuzu kendimiz söyleyip dururuz, çok da yanlış bir benzetme değil sanırım bu, zira 30 gün önce 10 Ekim Ankara katliamının ardından yaşanılan toplumsal tepkileri unutmuş gibiyiz… Bölünmüşlüğümüz o kadar ayyuka çıkmıştı ki, bir kaç gün sonra Aziz Sancar‘ın kazandığı Nobel Kimya ödülünün ardından New York Times yazdığı bir makalede bizim için: “Ne keder, ne de zafer Türkleri birleştirdi!” demişti…

OKU:  İnsanlık Tarihi Ölü Dinlerle Doludur!

Soruyorum size, Ankara katliamı için, Facebook profillere Türk bayrağı uygulaması yapsaydı, kaçınız kullanacaktınız?

Kürt milliyetçileri, bizim bayrağımız değil bu diye kullanmayacaklardı…

İleri milliyetçiler, ölenleri Kürtçü gördüğü için belki kullanmayacaklardı… Bir kısım halk Ankara’da ölenleri HDP ve bazı sendikaların toplantısıydı o miting, Kürtçü diye düşünüp çok da üzülmemişlerdi…

Liberaller, bayrağa karşı herkes aynı duyguları hissetmek zorunda değil diyerek, Fransız bayrağını kullanmaktan imtina etmeseler de, Türk bayrağını kullanmayacaklardı!

* * *

Yöneticilerimiz de çok üzerinde durmamışlardı hatırlarsanız, medya ve internete de haber yasağı gelmişti bu konuda…

Kısaca, kendimiz ortak bir noktada birleşemezken, dünyanın bizim acımıza, bizden çok tepki göstermesini mi bekliyorduk acaba diyorum?!

Bence şimdiden düşünmeye başlayın… Umarım bunu hiç test etmek zorunda kalmayız, ne doğal bir felakette, ne bir terör olayında ama bir olay olduğunda ve Facebook bu kez ilan ettiği gibi Güvenlik Durumu Kontrolü uygulaması ile birlikte Bayrak uygulaması da yaptığında, profil resminizi Türk bayraklı olanı ile değiştirecek misiniz?

Son Not: Ayrıca, zararı yok isteyen istediği şekilde veya bayrakla dayanışma yapabilir… Yine de ben gülen fotoğraflar üzerine bayrak filtresi eklenerek hayatını kaybetmiş insanların acısı paylaşılmaz diye düşünüyorum. Her türlü acının yanındayım, dil, din, ırk, milliyet ayrımım yok, terörün de her türüne karşıyım. Facebook sonuçta ticari bir şirket, bu tür uygulamalarının bir kısmı kullanışlı olmakla birlikte (güvenlik durumu kontrolü uygulaması gibi), bayrak filtresi uygulaması bana daha çok bir eğlence aracı olarak görünüyor.. (facebook’un amacı sizi sitede daha uzun süre tutabilmek için oyalayabilmek sonuçta) eğlensinler bakalım diyorum… Zira acıyı samimiyetle hissedenlerin veya empati yapabilenlerin gülen fotoğrafları tekrar ve tekrar kullanabileceğini sanmıyorum…

New York Times’ın ilgili Makalesi:
Aynı Makalenin Çevirisi:
Facebook Safety’nin Açıklaması:

OKU:  Cinsel Kimlik Sorunları

Nil Taşkın