Şehir Estetiği ve İftar Çadırları

Şehir Estetiği ve İftar Çadırları

Image: Disney Aladdin, The Musical on Broadway

Bir parça kültür sahibi, şehir estetiği, mimarı, sanatla ilgilenen herkes 80’lerden sonra ortaya çıkmış iftar çadırı diye adlandırılan, kalabalık halka yönelik toplu iftarların çirkinliğinde hem fikirdir. İşin acı yani, muhalif olduğunu düşünen insanlarımızın bile bunu, fakirlerin karnını doyurabileceği bir yardım olarak görmesidir. İşte bu değişen, dönüştürülen Türk halkıdır… Kendileri en medeni şehirlerde yaşayıp da çirkini/güzeli, doğruyu/yanlışı ayırt edemeyen Türk halkının hem de… Bırakın ki ömrü hayatında doğduğu şehri terkedememiş adam nerden hayal etsin daha iyisini… Önceki gün Türkçe bir sanat yayınında nasip ve cool kelimelerinin aynı cümle içinde kullanılarak bir müzik grubunun tanımladığı gözüme çarptı… Türkiye artık böyle bir toplum.

İstanbul gibi bir şehri 20 senede malesef içinden çıkılmaz derecede çirkinleştirdiler. Biz Doğu ile Batı’nın köprüsü idiysek, ramazan eğlenceleri bizim doğulu yanımız, kültürümüzdür… ama iftar çadırları değil!! Ramazan eğlenceleri ile bir Sinbad, bir Binbir Gece Masalları havası estirebilirsiniz ama ramazan çadırları ile bir fukara Afganistan!

20 gün sonra Ramazan bittiğinde bu arkadaşlara sormak lazım, şimdi hani n’oldu senin fakir, karnı aç halkının durumu diye… ya da soğuk kış günlerinde?! Hayat herkese toz pembe değil malesef, gerçeklerden ise kaçarak kurtulamazsınız, sadece kendinizi kandırırsınız. Sen kendi evinde pastaları götürürken, ortalama müslüman mantığı ile, fakire de yılda 30 gün, bir öğün karnın doydu sus ve şükret otur diyemezsin! Yerleştirilen sadaka kültürü budur.

Herhangi bir konuda kendi birikiminiz yeterli değilse, gözünüzü gelişmiş, medeni toplumlara çevirin, ben haklıyım diye diretmeden önce bir bakın bakalım çağdaş toplumların bu konulardaki çözümleri neler… Her zaman doğruyu oralarda göreceksiniz.


Not: Eskiden Türkiye için yapılan oryantalist tanımlara, görsellere öyle kızardık ki, öyle kızardım ki… ne günlermiş meğer… Afganistanlaşma görüntülerinin yanında, şimdi böyle masalsı bir oryantalizme seviniyorum bile!

OKU:  Börekler Açarım Sana...

Nil Taşkın